Sayfalar

9 Nisan 2008 Çarşamba

UYGUR TÜRKLERİ VE BURHANİLİK

’Burhanilik’’,Budizm’in 2500 yıl önceden beri gelmiş Uygur Türkçesi’ndeki adıdır.’’Burhan’’ veya ‘’Buda’’ ise aydınlanmış,hatta ‘’ermiş’’kişi demek.
Budizm Kuzey Hindistan’da çıkıp, ama 500 yıl sonra yok olurken,Hindistan’dan daha kuzeye,Türkistan’a geçti.Ve işte Uygur Türkleri onu Türk adet ve yaşayış tarzına uyarladılar ve geliştirdiler.’’Mahayana Budizm’’/Burhanilik böylece doğdu.Uygur Türkleri dünyanın her tarafına dervişlerini göndererek Burhaniliği Çin’e oradan Kore’ye ve Japonya’ya kadar yaymışlardır.Orta Asya’da Arap istilası sırasında da Burhaniliğimiz ‘’tasavvuf’’kılıfına bürünerek İslam medeniyeti içinde varlığını devam ettirebilmiş ve böylelikle tüm Anadolu ve Avrasya’daki Türklerin pek çoğuna,hatta Balkanlara kadar dervişler aracılığıyla yayılmıştır.
Türkiye’de milleti cahil bırakıp bırakıp diyiyorlar ki,Türkler at üstünde,göçebe olarak Anadolu’ya gelmişler.Bu kadar mantıksız bir kuyruklu yalan olamaz.Aklı başında birileri de bu yalanla şöyle alay ediyorlardı:’’Hayret,Türkler öyle büyük bir dil öğretme yeteneğine sahiplermiş ki ,geldikleri yerde milyonlarca insanı Türkçe konuşur yapmışlardır(!).Hah,hah.’’
Sibirya’dan kutuplardaki Eskimolar dahil,Baltık denizine kadar Türkler onbinlerce yıl boyunca Avrasya’da oldukları gibi (bugün de o coğrafyada varlar),İki Amerika kıtasını da 30 bin yıldır yurt tutmuşlardır.Otuz bin,on dört bin ve en son dalga on iki bin yıl önce Bering boğazından Amerika’ya geçen Kuzey Doğu Asyalı Türkler,Kuzey Amerika’da 500 milleti (Irkcı vahşi Avrupalı beyazlar geldiklerinde onların topuna birden ‘’Kızılderili’’dediler).Orta Amerika’da Mayalar ve Aztekleri,Güney Amerika’da İnkaları oluşturdular.(son yirmi beş yılda yapılan kazılarla,Amerikalı bilim adamları tarafından defalarca ‘’Kızılderili’lerin Türklerle akraba oldukları ispatlanmıştır,dilleri de Türkçe ile akrabadır).
Görülüyor ki, çok büyük bir coğrafyada yaşamış ve yaşayan Türkler çok çeşitlidir.Her iklime ve coğrafya’ya kendilerini uyarlamışlardır.Kuzey kutbunda Eskimo oldular,zaten başka türlü yaşayamazlardı.Orta Amerika gibi sıcak iklimlerde ona göre adetler geliştirerek hayat sürmüşlerdir.Bugün bile Türklerin,Sibirya’daki Yakutlar gibi göçebesi vardı,ama büyük kısmı dünya’daki ilk bilim merkezlerini,ilk sulama tesislerini kuran,dünyaya kaç kez medeniyeti öğreten Uygur Türkleri gibi atalarımızdır.Sonraki Türk devletlerimiz önce İslam dünyası’na sonra Batı’ya o muhteşem Uygur medeniyetini taşıdılar.Selçuk,Osmanlı kültürü de onun uzantısıdır.Uygur Türkleri kardeşlerimizin şu andaki zor durumlarında onlara her türlü manevi desteği uluslararası hukuk ve siyaset gereklerine uyarak vermeliyiz.
Oktay SİNANOĞLU

Oktay Sinanoğlu'nun ''İlerisi İçin''adlı kitabından alıntıdır.

25 Mart 2008 Salı

GECE YILDIZIM

Karanlıklarda bir kadın silueti.
Otobüsün camına dayamış başını,
Düşünceli bakışlar uzaklara.
Hızla geçiyor şehrin ışıkları,
Ateşböcekleri gibi yanıp sönüyor.

Bir yıldız gülümsüyor uzaklarda.
Umutla bakıyor kadın sen diye.
Gecenin zifiri karanlığı,
kaybolan yıllar.

Mutlaka bir yerlerde kesişecekse yollar,
Sen bir yıldız olarak geceleri aydınlatan,
Ben deniz kıyısında yakamoz.
Denizin sesi şarkımızı söylüyor,
Duyuyorum.

Boğazıma düğümleniyor sözleri,
Son damla düşerken gözlerimden.
Tenime değen sam yeli,
Yüreğimi titretiyor.

Aşk bazen vazgeçebilmekmiş demek ki.
Sen uzaklarda yanan gece yıldızı,
Yatağımın başucunda yanan mum,
Radyoda çalan yine o şarkı..

''Ben seni unutmak için sevmedim''
Yasemin Gürtürk

AŞKIN ESİRİ/MİYİM

Günahkar oldum,
sevginin beyaz çiçeklerinde.
Kan damlası yüreğim,
Çektiğim acılar,
Siyah gecelerde.

Aşk,
Tek bir çiçek, su isteyen.
Adı konmamış bir hikaye,
Belki söylenmemiş şarkı,
Okunmamış bir kitapda aşk.

Boğazımda kuruluk,
Gözümden akan yaş,
Denizde çırpınan martı.
Değer/miydi uğruna ölmek,
Aşk.

Yasemin GÜRTÜRK

18 Mart 2008 Salı

2 Mart 2008 Pazar

KİTAP TANITIM



OKTAY SİNANOĞLU'NUN YENİ KİTABI - İLERİSİ İÇİN

Türkiye’nin temel sorunlarını bir bilim adamı gözüyle tespit ederek çözümler üreten dünyaca ünlü memleket aşığı Sayın Sinanoğlu kimya, fizik, matematik, moleküler biyoloji dallarında teorileriyle uğraşırken bir yandan da gide gele 40 yıldır memleket meselelerine kafa yormayı çözümler üretmeyi bir vatan borcu bildi. Bilimde herkesin çözülemez dediği işi bıraktığı, pes edip vazgeçtiği yerde o devam etti ve başardı. Tarihin bu önemli dönemecinde de bizler için gerekli olan tavır da işte bu: Herkesin Türkiye’nin işi bitti, defteri dürüldü dediği zaman bile vazgeçmeden yola devam etmek.

Alıntıdır; www.sinanoglu.net