Sayfalar

28 Şubat 2008 Perşembe

BİR YANIM YARIM




Sensizlik arkadaşım oldu.
Hep yarım kaldı bir tarafım.
Sanki kilometrelerce uzağımdasın,
Nerdesin benim yarım kalmışlığım?

Giden hayallerimin arkasından bakıyorum.
Yudumladığım şarap kadehinde arıyorum izlerini.
Bir nefes kadar yakınımdaysan eğer,
Dönsem geriye kavuşabilir miyim?

Zamanlarda arasam seni bulabilir miyim,
Bir öğle vaktiydi kayboluşun.
Bir dağın suskunluğu,
Başka şehrin çığlıkları.

Hangi yalnızlık bu.
Kan çanağı gözlerim
Bir çiçek yüreğimde,
Düşmeden kaldırıma yaprakları,
Gel, yarım kalmışlığım.

Yasemin Gürtürk
22/Şubat/2008

8 Şubat 2008 Cuma

HİÇLİĞE DAİR


Neyzen Tevfik Kolaylı
Eski yazıyla(Arab alfabesiyle) boynun da Hiç yazıyor.



Neyzen Tefik ve Ömer Hayyam'dan

Sadrazam Talat paşa,bir gün Neyzen Tevfik’e devlet dairelerinden birinde katiplik önerir.Neyzen Tevfik;
-Katip olacağım da ne olacak?
Diye sorar.
Teşekkür beklerken böyle bir soru ile karşılaşınca şaşıran Talat paşa ,memurluk katlarını alttan üste sıralar:
-Önce şu ,sonra bu…
Neyzen’in Hâlâ hoşnut olmadığını sezince de,Şöyle sürdürür:
-Daha sonra vekil,nazır,kim bilir belki de sadrazam…
Neyzen’in yanıtı yine bir soru olur:
-Ya sonra?
Talat Paşa ,bir an duraksar.’’sonrası’’patişahlıktır çünkü ister istemez :
Hiç! Der.
Bu yanıt karşısında güler ve şöyle der Neyzen Tevfik:
-Ben bugün de Hiç’im ! Sonu ‘’Hiç’’ olduktan sonra, onca zahmete ne gerek var?


Bak; cihandan ne kazancım oldu? Hiç
Şu geçen hayatım da elimde ne kaldı? Hiç
Ben meclislerin ışığı idim;fakat bir kez sönünce ne oldum? Hiç
Ben Cemlerin kadehi Didim,fakat kırıldım…Şimdi ne oldum ? Hiç!
Ömer Hayyam

1 Şubat 2008 Cuma

GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME

GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME

Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de

Aykırı anlamlar arayıp durma
güz bitip sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur zaman her gece

Her gece yeni bir savaş baslar
acı ses olur, ses deli yağmur

Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim sokağı devriyeler basar
Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

Ahmet TELLİ

EN UZUN MARATON

Yüz metrede beni herkes geçer
Dörtyüz metrede pekçokları
Geçer çoğu sekizyüz metrede
Ama ben bırakmam yarışı

Beni bin metrede geçersin
Ben yine koşarım
Onbin metrede öndesin
Koşarım ben yine
Yirmi kilometrede geçersin
Hep koşmaktayım

Otuz kilometrede
Kırk kilometrede de geçersin
Ben koşuyorum hâlâ
Ama ellinci
Yada altmışıncı kilometrede
Soluğun tükenip bir yerde
Dayanamaz düşersin

Bak koşuyorum hâlâ
Çünkü ben bir yaşam maratoncusuyum
Bu yüzden yaşamın en yalnızıyım
Bu sonsuz yarışın sonunda
Beni geçemezsin
Ölümün en büyük ödül olduğunu bilemezsin
Yine ben olurum ilk göğüsleyen ölümü

Aziz NESİN

16 Aralık 2007 Pazar

GEÇER

Izdırabın sonu yok sanma , bu alemde geçer ,
Ömr-i fani gibidir , gün de geçer , dem de geçer ,
Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer ,
Devr-i şadi de geçer , gussa-i matem de geçer ,
Gece gündüz yok olur , an-ı dem adem de geçer ,

Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi ,
Çağlıyan göz yaşı mı , yoksa ki hicran seli mi ?
İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi ?
Çevrilir dest-i kaderle bu şu'unun filimi ,
Ney susar , mey dökülür , gulgule-i Cem de geçer ,

İbret aldın , okudunsa şu yaman dünyadan ,
Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan .
Niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan ,
Önü yokdan , sonu boktan , bu kuru da'vadan
Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer .

Ne şeriat , ne tariykat , ne hakiykat , ne türe ,
Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre !
Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre ,
Cennet iflas eder , efsane-i Adem de geçer .

Serseri Neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne ,
Girmemiştir bu avalim , bu bedyi' gözüne.
Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne.
Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne ,
Hak olur pir-i mugan , sohbet-i hemdem de geçer.

Neyzen TEVFİK

4 Aralık 2007 Salı

SAKLADIM SEVGİMİ İSTİRİDYE KABUĞUNUN İÇİNE



Dalgın, uzaklara bakan iki göz,
Akıtırken yaşlarını yüreğine.
Kelimeler çıkmaz, yutkunurken,
Yanaklar titremekte.

İdam sehpasında,
Ölümü bekleyen mahkum misali,
Belki ''bekle'' dersin diye umutla,
Başım önümde, özlem yüreğimde.
Haydi söyle geç daha geç olmadan dercesine.

Yıllar ne çabuk geçti, cevabını bilemeden.
Neydi korkutan seni, söz geçiremedin yüreğine.
Suç olan sevmek mi, suçlu kim aşkın kanununda?

Özlem istiridye kabuğunun içinde saklı,
Bıraktım kum tanelerinin yanına,
Dalgalar sürükledi engin denizlere.

İnsan sevdiklerini kaybetmemek için,
Irak kalmayı tercih edermiş,
Uzaktan seyretmek bile,
Belki hala sevmektir.


Yasemin Gürtürk
12/Kasım/2007

22 Kasım 2007 Perşembe

Ömer Hayyam derki;

Bak; cihandan ne kazancım oldu? Hiç
Şu geçen hayatım da elimde ne kaldı? Hiç
Ben meclislerin ışığı idim;fakat bir kez sönünce ne oldum? Hiç
Ben Cemlerin kadehi Didim,fakat kırıldım…Şimdi ne oldum ? Hiç!

Ömer HAYYAM